izmirliyiz.com logo

İzmir'in Tarihi Yapıları 2



Borsa Sarayı
Borsa Sarayı:

1891'de kurulan ve Türkiye'de ilk ticaret borsası, 1919'a kadar bugün Gümrük Posta Müdürlüğü olan yapıda, işgalden sonra Gümrük'deki bir fabrikada, kurtuluştan sonra ise Metveler sokaklarındaki değişik yapılarda etkinliğini sürdürmüştür. 1928'de, özel olarak inşa edilen ve halen kullanılmakta olan Borsa Sarayı'na taşınmıştır. Sivri kemerleri, bitkisel motifli alçak kabartmaları, sütunçe (sahte sütun) ve kabaraları (yarım küre şeklinde kabartma) ile İzmir Borsa Sarayı, Osmanlı ve Selçuk mimarisinden esinlenmiş olan 1. Milli Mimari döneminin İzmir'deki en önemli örneklerinden biridir.


Zübeyde Hanım:

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanımın mezarı anıt şeklinde 1940 yılında İzmir Belediyesi tarafından Karşıyaka semtinde yaptırılmıştır.

 

 
Vakıflar Bankası:

Çatalkaya Hanı 1931'de Mimar Mühendis Kemal Bey tarafından yapılmıştır. Yapı, 1. Milli Mimari ve Art Deco stillerinin özelliklerini taşımaktadır.


Ziraat Bankası Merkez Binası:

İzmir Ziraat Bankası 1930'da yapılmıştır. Hem 1. Milli Mimari hem de Art Deco stillerinden izler taşıyan bu yapı, camlı tavanlı banka holü, özel bir duvar sistemi olan kasa dairesi ve ağır kapıları ile banka mimarisinin ilginç örneklerindendir.


İZMİR'İN ÜNLÜ CAMİLERİ
Konak Camii

Tarih kesin olarak belli olmasa da, caminin bir 18.yy. yapısı olduğu anlaşılmaktadır. Bir öğrenci çalışmasında ise vakıf kayıtlarında caminin 1309 (1891-1895) tarihinde inşa olduğunun belirtildiği yer almaktadır.Birinci Dünya Savaşı yıllarında Vali Rahmi Bey'in camiyi onarttığı bilinmektedir. Caminin kapısı üzerinde bulunan mermer süslemeler ile, Mimar Tahsin Sermet'in yaptığı olan Milli Kütüphane ve Milli Sinema'daki mermer süslemelerin benzerliği göz önüne alınırsa, bu onarımın Mimar Tahsin Sermet tarafından yapılmış olduğu düşünülebilir.


Kemeraltı Camii

İzmir'in belli camilerinin sıralandığı Anafartalar Caddesi kenarında, eski içliman kıyısındadır. 1690 tarihinde inşa edilmiştir. Anafartalar caddesi ile 853 ve 856. Sokaklar arasında bulunan bu cami, 1812 yılında esaslı bir tamir görmüştür. Etrafında medrese, kütüphane ve sebili de vardı. Zeminde olup, tek bir kubbe, bütün cami sathını örter.


 
Başdurak Camii

Hacı Hüseyin Camii ile ilgili en eski kaynak Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde yer almaktadır. Evliya Çelebi, caminin yapısal özelliklerini belirttikten sonra kapı üzerinde yer aldığını söylediği bir kitabenin metnini vermektedir:
"Kıldı hoş sa'y-ı himem sıdk ile ol Hacı Hüseyin..Yapıldı bu kabe-i uşsak-ı zehi cay-i emin İtmamın görücek dedi şifayi tarihin Barek-Allah zehi cami-i firdevs-i berin. Sene: 1062 (1652)"
Daha sonraki yıllara ait çeşitli vakfiyelerde Hacı Hüseyin Camii'nden söz edilmekte, 19. yy.'dan sonra ise cami, bulunduğu mevkiin adını alarak Başdurak Camii olarak anılmaktadır. Hacı Hüseyin Efendi'nin kimliği ve yaşadığı dönem ile ilgili olmamasının yanı sıra, caminin yapılış dönemine ait vakfiyesi de bulunmamaktadır. Evliya Çelebi'nin sözünü ettiği kitabe halen camide bulunmadığından, cami ile ilgili en eski kesin bilgi kapı üzerinde yer alan  ve 1188 (1774/75) yılında onarım yapıldığını belirten kitabedir. Bu kitabede, onarımın kimin tarafından yaptırıldığı belirtilmemesine karşılık, bazı vakfiyelerde adı geçen Hacı Ahmed Said Efendi'nin onarımı gerçekleştiren kişi olduğu kanısı belirmektedir. Hacı Ahmed Said Efendi, gene aynı vakfiyelerden anlaşıldığına göre bir de kütüphane kurmuştur.


Kestane Pazarı Camii

Kestane Pazarı Camii, eski iç liman kenarında olması nedeniyle Evliya Çelebi, minareyi güçlükle oturttuklarından sözeder. Çelebi'ye göre 1667 yılında yapılan camii, kare bir mekan üzerine büyük bir kubbeyle etrafında dört kubbeden oluşmaktadır. Son derece güzel olan mihrabın Selçuk'taki İsa Bey Camiinden getirtildiği söylenir. Giriş kapısı üzerinde bir kitabenin yer aldığı Kestane Pazarı Camiinin son cemaat yerinde üç kubbe bulunur. 872 ve 882. sokaklardadır.


 

Şadırvan Camii

Cihannüma'ya göre İzmir'in Ulucamii olan "Niflizade Camii" bu olmalıdır. Zira "derya tarafında ve denize yakın" idi. Anafartalar ile 912 sokak köşesinde olup, ismini altında ve yanında bulunan şadırvanlardan almıştır. Evliya Çelebi caminin yapılışı için 1636 tarihini vermektedir. 1815 yılında da önemli bir tamir görmüştür. Evliya Çelebi'nin "bir beyaz inciye" benzettiği bu caminin altında o zamanlar "serapa aktar dükkanları" vardır.


Hisar Camii

1872 yılında kale arkasında, bugünkü Kemeraltı iş merkezi Hisarönü mevkiinde bulunan camii, 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Ortada bir büyük kubbe sekiz fil ayak üzerinde durmakta, yanlarda üçer büyük, geride üç küçük ve son cemaat yerinde yedi küçük kubbesi vardır. Batısında bulunan minaresi tek şerefelidir. Mihrap minber ve vaaz kürsüsü son derece özenli işlenmiş tezyinata sahiptir. Sütun başlıkları ve diğer süslemeleri oldukça korunmalı bir durumda günümüze gelebilmiştir. Camii 1813, 1881, 1927 ve 1980'li yıllarda onarım görmüştür.

 

 

Hatuniye Camii

Anafartalar Caddesi ile 943 sokak köşesinde olup eskiden yanında geniş bir medresesi de vardı. 17. yy. başlarında Tayyibe Hatun adında hayırsever bir kadın tarafından yaptırılmıştır. Bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü, iki eklentili bu gayrimuntazam planlı camii, 1737'de önemli bir tamir gördü.


Hisar Camii

1872 yılında kale arkasında, bugünkü Kemeraltı iş merkezi Hisarönü mevkiinde bulunan camii, 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Ortada bir büyük kubbe sekiz fil ayak üzerinde durmakta, yanlarda üçer büyük, geride üç küçük ve son cemaat yerinde yedi küçük kubbesi vardır. Batısında bulunan minaresi tek şerefelidir. Mihrap minber ve vaaz kürsüsü son derece özenli işlenmiş tezyinata sahiptir. Sütun başlıkları ve diğer süslemeleri oldukça korunmalı bir durumda günümüze gelebilmiştir. Camii 1813, 1881, 1927 ve 1980'li yıllarda onarım görmüştür.

 
 
Sayfa: 1 - 2 - 3
Kaynak: İzmir'in 5000. Yılı (Yeni Asır)


Bunlarda İlginizi Çekebilir