
· Vizyon Küresel Güç, Hedef 2023
30.06.2008 18:14İzmir Ticaret Odası, Türkiye'nin ekonomik geleceğini tartışmak, makro ekonomik ve sektörel politika önerilerini oluşturmak üzere ülkemizin önde gelen bürokratlar, akademisyen, gazeteci ve iş dünyası temsilcilerini, "Türkiye'nin Ekonomik Geleceğini Arıyoruz" konulu arama konferansında bir araya getirdi. Konferansta, 2023 yılında "Sürdürülebilir, İstikrarlı Büyümeyi Yakalamış Küresel Bir Güç olarak Türkiye" hedefine ulaşılması için izlenmesi gereken stratejiler ortaya konuldu.
Çeşme Sheraton Otel'de 27 -29 Haziran 2008 tarihleri arasında Doç. Dr. Oğuz Babüroğlu'nun moderatörlüğünde, Arama Katılımlı Yönetim Danışmanlığı şirketi ile gerçekleştirilen "Türkiye'nin Ekonomik Geleceğini Arıyoruz" başlıklı arama konferansına ekonomi yönetiminde görev almış isimler, bürokratlar, akademisyenler, gazeteciler ve işadamları olmak üzere 34 kişi katıldı.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, odanın 70 bin üyesinin büyük kısmından işlerinin bozulduğu, geleceklerini net olarak göremedikleri yolunda şikâyetleri yoğun olarak aldıklarına dikkat çekerek, "Piyasalarda tedirginlik giderek artıyor. Bir belirsizlik ortamı hakim. Artık yeni bir vizyona ihtiyacımız var. Bu konudaki taleplerimizi, şikayetlerimizi ve önerilerimizi net olarak ortaya koyabilmek için bu arama konferansını düzenledik. Çünkü ekonominin geleceğine dair kapsamlı bir bakış açısı sunabilmek için bilimsel çalışmak, sistematik olmak gerekiyor. Odamızın en önemli görevlerinden birisi de üyelerimizin ticaretini geliştirmektir. Bunun içinde Türkiye ekonomisinin gelişmesi, sıkıntıların çözülmesi ve kalıcı bir istikrar gerekiyor" diye konuştu.
Demirtaş, arama konferansı ile sadece bugünün sorunlarına geçici çözümler getirmeyi değil, kronikleşmiş ekonomik sorunlara köklü çözümler getirip, Türkiye'nin sadece gelecek aylarını, yıllarını değil, 10-15 yıl sonrasını dahi görebilmesini amaçladıklarını söyledi. Türkiye'nin mevcut durumunun ve dünya ekonomisindeki küresel trendlerin bir beyin fırtınası etrafında tartışılmasıyla başlanan konferansta, ekonominin şu anda ciddi sorunlara sahip olduğu, diğer yandan küresel piyasalarda da dalgalanma ve bozulmanın hakim olduğu ortak görüş olarak ifade edilirken, "Türkiye'nin yeni bir ekonomik programa, yeni bir vizyona ihtiyacı var" hedefinde bileşildi.
Arama Konferansı'nda Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında "Nasıl bir Türkiye vizyonu?" ve "Bu vizyona ulaşmak için temel strateji ve politika önerileri" ortaya konulurken, tüm ülkemizin kaynaklarının ve fırsatlarının tam, doğru ve etkin şekilde kullanılması halinde önümüzdeki 15 yıl içinde "Sürdürülebilir, İstikrarlı Büyümeyi Yakalamış Küresel Bir Güç olarak Türkiye"nin dünya sahnesinde yerini alabileceğini vurguladı. Bu hedefe ulaşılması için öncelikle toplumun tüm kesimlerinin uzlaşmayla katılacağı bir mutabakat sağlanması gerektiği ifade edilirken, katılımcı, toplumsal bir sözleşme olarak Anayasa'mızın yeniden yazılması gerektiği görüşü ortaya konuldu. Toplantıda görüş birliğine varılan ve Türkiye'nin 2023 yılına ilişkin ekonomik hedefleri şöyle ortaya konuldu:
. Dünya'nın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.
. En az %7 oranında yıllık reel büyüme sağlamak.
. İşsizlik oranını %5-7 seviyelerine indirmek.
. İnsani Gelişmişlik Endeksinde ilk 20 ülke arasına girmek.
. Kişi Başına Düşen Geliri 25.000 $ seviyesine çıkarmak.
. Enflasyon oranını %2-3 düzeylerine indirilmek
MAKRO VE SEKTÖREL HEDEFLER
Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için makro ekonomik politika önerilerinin yanı sıra; Türkiye'nin hangi sektörlerinde ve hangi yolları izleyerek gelişme gösterebileceği tartışıldı. Sanayi başta olmak üzere tüm sektörlerde acilen envanter çalışması yapılarak, sektörlerin girdi-çıktı tablolarının güncellenmesi ve bu bilgilerin stratejik sektörlerin ve önceliklerin belirlenmesinde kullanılması istenirken, devletin fonksiyonlarının eğitim, sağlık, adalet, güvenlik ve altyapı gibi temel fonksiyonlarla sınırlı olması gerektiği belirtildi. "Avrupa Birliği üyelik süreci devam ettirilmeli ancak IMF ile ilişkiler sınırlı düzeyde ve referans amaçlı olmalıdır" görüşünde tüm katılımcılar birleşirken, toplantıda ortaya konulan bazı ekonomi politika önerileri şunlar:
. Türkiye Avrasya'nın finans merkezi haline gelmelidir.
. Enflasyonla mücadelede kararlılık sağlanmalı, fiyat ve büyümede istikrar sürdürülmelidir.
. Vergi düzenlemeleri öngörülebilir ve ileriye dönük olmalı, kayıt dışı ekonomiye karşı "sıfır tolerans" politikası izlenmelidir.
. Vergi afları ve mali aflar anayasa hükmüyle tamamen yasaklanmalıdır.
. Kamu harcamaları şeffaf hale gelmeli, hesap verilebilirlik ön plana çıkmalı ve harcamalar rasyonelleştirilmelidir.
. Tasarruflar teşvik edilmeli ve tasarrufların üretken yatırımlara dönüşümü özendirilmelidir.
. KOBİ'lerin finansman imkânlarına erişimi kolaylaştırmak amacıyla KOBİ Borsaları oluşturulmalıdır.
. Ülkemizin rekabet gücünün arttırılması için; arge, yenilik ve marka çalışmaları desteklenmeli, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimine ağırlık verilmelidir.
. Dünya ölçeğinde tanınmış en az 10 tane marka yaratılmalıdır.
. Teşvik sistemi, halihazırdaki bölgesel teşvik sisteminin yanı sıra sektörel ve proje bazlı bir şekle dönüştürülmeli, teşviklerin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı etkin bir şekilde denetlenmelidir.
. Dünyadaki enerji kaynaklarının yaklaşık ¾'ü ülkemizin çevresinde yer almaktadır. Türkiye, bir taraftan dünyada enerji koridoru haline gelirken, alternatif enerji kaynaklarının hayata geçirmeli ve enerji arz güvenliği için gerekli çalışmaları yapmalıdır.
. Tarım sektörü yeniden yapılanmalı, havza bazlı tarımsal gelişme tedbirleri alınmalı, organik tarım ve tarıma dayalı gıda sanayi geliştirilme tedbirleri alınmalıdır.
. Turizm sektöründe; 3 S'den (Sea, Sun, Sand - Deniz, Kum ve Güneş) turizminden, 3 E'ye (Enviroment, Entertainment, Education - Çevre, Eğlence ve Eğitim) geçiş sağlanmalı, turizm yılın 12 ayına yayılmalıdır.
. Ülkemiz ihracatı artarken, ithalattaki ara malı ağırlığı nedeniyle ithalatın da artmasıyla oluşan kısırdöngünün kırılması için katma değeri yüksek ara malı üretilmeli ve ihraç edilmelidir.
. Türkiye bir taraftan değerlendirmediği su kaynaklarını değerlendirmeli ve diğer taraftan da sınır aşan su kaynaklarıyla ilgili tedbirler almalıdır.
. Doğrudan yabancı yatırımlar, sıfırdan yeni yatırımlara (greenfield investments) yönlendirilmelidir.
. Ülkemizin genç nüfusu da dikkate alınarak beşeri sermayenin niteliği arttırılmalı, yurtdışına beyin göçünü tersine çevirecek tedbirler alınmalıdır.
. İşsizlikle mücadelede, istihdam dostu ekonomik büyümenin yanı sıra esnek çalışma sistemi geliştirilmeli ve işgücü piyasası yeniden düzenlenmelidir.
. Mesleki eğitimin toplam eğitim içindeki payı yükseltilmeli ve mesleki eğitime özel önem verilmelidir.
. Zorunlu eğitim süresi 8 yıldan 12 yıla çıkarılmalıdır.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, arama konferansı sonucunda belirlenen hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için tespit edilen stratejilerin moderatör tarafından gözden geçirileceğini ve rapor haline getirileceğini belirterek, "Üç gün boyunca son derece verimli bir toplantı oldu. Rapor hazırlanır hazırlanmaz bunu hükümetimize, siyasetçilere, odalara, sivil toplum örgütlerine ve medyaya sunarak kamuoyu ile paylaşacağız. Raporun sonuçlarını yine bir karar konferansında değerlendirmek ve benzeri arama konferansları düzenlemek için çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu.
Katılımcı Listesi için TIKLAYINIZ.
Kaynak: www.izto.org.tr